23ekim_cardio

Cardiolates ile güçlü ve sağlıklı hücrelere kavuşun!

Vücudumuz 100 trilyon yaşayan hücreden oluşuyor. Ne kadar muazzam değil mi?

Ve her bir hücrenin bir beyni (çekirdek), solunum merkezi (mitokondri) ve vücudumuzda yerine

getireceği belli bir görevi var. Her hücre dış çevre koşullarına göre içsel denge koruma kabiliyeti olan

“homeostasis” durumunda bulunur. Eğer hücre zayıflarsa, fonksiyonları tehlikeye girer; bu da

kaçınılmaz olarak vücudun diğer süreçlerini etkiler.

Bu 100 trilyon hücre, enerji, oksijen, atık çıkarma, diğer hücrelerle iletişebilme, sağlıklı ve güçlü

kalmak için egzersize ihtiyaç duyarlar. Hücrelerin her biri kendisine atanmış görevini ne kadar iyi yerine

getirebiliyorsa, tüm vücut o kadar sağlıklı olur.

Cardiolates: Bir diğer tanımlamayla Hücresel Egzersiz

Trambolin üzerinde yapılan sıçrama egzersizleri vücudumuzun her bir hücresini güçlendirir. Bu nedenle

Cardiolates hücresel egzersiz olarak da nitelendirilmektedir.

1911 yılında A. Einstein vücudumuzun hücrelerinin hızlanma, yavaşlama ve yer çekimi güçleri

arasındaki farkı anlamadıklarını belirtir.

Çoğu aktivite hızlanma ve yavaşlama içerir ancak bu yatay düzlemde olur; yer çekimi ise dikey

düzlemde etki eder.

Sıçrama hızlanma, yavaşlama ve yer çekimi güçlerini dikey düzlemde hizaladığından, vücudumuzun

her bir hücresi, her sıçramada bu 3 gücün bileşiminden olumlu etkilenir.

Oluşan güç, sıçramanın yüksekliğine bağlı olarak 4 G’ye (yer çekiminin 4 katına) kadar çıkabilir.

Bizi dayanıklı kılan sağlık yararlarını anlamak için yer çekimi gücü anahtar faktördür.

Yer Çekimi ve Sıçrama Nasıl İlintilidir?

Sıçramada, artan yer çekim kuvveti vücutta ve eklemlerde eşit oranda dağıtılmaktadır.

NASA, koşu bandı üzerinde çalışmanın ve sıçrama yapmanın eklemlere verdiği stresi, ayak bileğinden,

sırttan ve başın alın kısmından G-kuvvetini ölçerek incelediğinde, koşu bandında çalışmanın, G-

kuvvetinin ayak bileğinde, sırt ve alın kısmına oranla iki kattan daha fazla olduğunu bulgular. Zamanla

bu artan yükle alt ekstremitedeki kaslar, ligamentler ve tendonlar yorulup gelen şoku tolere

edemeyecek noktaya gelir. Sıçrama egzersizlerinde ise G-kuvveti her üç noktada da eşit miktarda

dağılır ve kırılma eşiğinin altında kalır.

NASA’nın astronotlar üzerinde yaptığı araştırma, sıfır yer çekimi ortamında kemik ve kas kütlelerinin

%15’i kadarını kaybedildiğini gösteriyor. Kemikler ölçülü stres ile güçlendikleri için, sıçrama kemik

hücreleri için önemli faydalar içerir.

Sıçramada kullanılmayan kasların hücreleri bile aynı kombinasyondaki güçlere maruz kalır ve daha

fazla aktin ve miyozin filamentler salgılayarak tepki gösterir.

Böylelikle, genel kas tonusu iyileşir; ekstra liflerin oluşturduğu artan kalori yakma potansiyeli

nedeniyle de metabolizma hızı artar.

Trambolin şokun %87’sini absorbe ettiğinden kas-iskelet sistemi, zeminde sıçramanın yapacağı

olumsuz etki ve yük olmadan, kuvvetlerin kombinasyonundan faydalanarak güçlenebilir.